Category Archives: Galatasaray Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı

Engelsiz Aslanlar

Farkındalık problemi orada! #EngelsizAslanlar

ChSvLebU0AAQQ9V.jpg

Tekerlekli sandalye basketboluna olan ilgim sanılanın aksine 2005 senesine değil, çok daha öncesine dayanmakta. Hala etkili şekilde kullanılıyor mu bilmiyorum ama TRT’nin teletext sayfasından maç sonuçlarını kontrol ettiğim, İzmir BŞB’nin dominasyonuna şahit olduğum dönemler… Lig başlayalı da çok uzun olmamış zaten, tahminen 4-5 sene öncesinde, 1996-97 gibi bir başlangıç senesine sahip. Ufak da olsa bir ivme kazanmış ama tanınırlığı olmayan bir spordu, hoş günümüzde ne kadar popüler o da tartışılır değil mi? Beşiktaş şubeyi kurduğunda nasıl kıskandığımı hatırlıyorum. Üstüne bir de İzmir’in egemenliğini kırınca… (Tesadüf bu ya, şimdi de bizim egemenliğimize bir sene ara verdiler, dokuz senelerine mal olsa da :))

Özhan Canaydın’ın imza attığı en önemli projelerden biridir Engelsiz Aslanlar. Başarıları falan bir kenara bırakıyorum zira zaten bakir olan bir branşta düzgün bir yapılanma ile başarı gelmemesi sürpriz olabilirdi. Hoş, yaşanan zorlukları görünce yüzleşince sportif yapılanma dışında çoğu şeyin çok da düzgün olmadığını anlıyorsunuz ve kendilerine olan saygınız bin kat artıyor. Konuya dönecek olursam, olay başarılar ile alakalı değil. Engelli bireylere bakış açısının değiştirilmesi, sporu kullanarak bireylerin kendilerine olan güvenlerini yerine getirilmesi, bu bireylere hayatlarını iyi koşullarda sürdürebilecek imkanların tanınması ve en önemlisi toplumdaki diğer engelli bireylere rol model olmalarını sağlamak… Engelli bireylere Türkiye’deki insanların bakış açısını düşündüğünüzde amaçlanan ve yapılmaya çalışılan işin ne denli zor olduğunu anlıyorsunuz. Bu yüzden başarılı olup, branşı tanıtmak, farkındalık yaratmak çok önemliydi. Kısmen de olsa başarıldı. Yani, başarılı olundu elbette. 9 lig, 5 Avrupa, 4 Dünya şampiyonluğu yabana atılamaz. Üstelik bu başarılar 9 sene içinde geldiyse bunun adı dominasyon oluyor. Hani futbolda Barcelona son 12 sezonda 8 La Liga, 4 Şampiyonlar Ligi, 3 Kulüpler Dünya Kupası kazanınca ağzımız nasıl sulanıyorsa, tekerlekli sandalye basketbolunda kendi takımımız bunu daha kısa sürede, daha iyi yaptı. Sayılar ortada…

Peki hedefler neden kısmen başarılmış oldu? Neden tüm amaçlara ulaşılamadı? Öncelikle yeterli seviyede farkındalık sağlanamadığını düşünüyorum. Bunda Galatasaray’a ait medya organlarının (Web sitesi, dergi, sosyal medya hesapları, televizyon vb.) yetersiz kalması pay sahibi elbette. Bir dönem (2010-2013 arası olması lazım, tam emin değilim. Kontrol edilmeli.) kendisine görece fazla yer bulsa da, maç öncesi, maç sonu haberleri ve ara sıra röportajlardan ileri gidemedik. Branşın popülaritesini artırmak amaçlandığında, Galatasaray markası altında o branşa dair güzel bilgiler bulunmasını isterim. Bizim web sitemizde puanlama sistemi ve IWBF Europe’un sitesine yönlendirme dışında herhangi bir bilgi bulunmamakta. Halbuki bu kadar başarılı, taraftarın önemsediği ve bir aile havasının yaşandığı branş; kulübün sosyal medya hesaplarında daha fazla ön plana çıkarılamaz mıydı? Kısa videolar, bilgilendirici yazılar ile ilgili olmayan kesimin dikkati çekilemez miydi? Hoş, mevcut durumda resmi sitede basketbol altında olmayan, buna rağmen tüm branşlara sunulan resmi sosyal medya hesabı imkanından faydalanamayan ve resmen atıl olarak görülen bir yapı için bunu istemek lüks oluyor sanırım.

İkincil olarak sorun başarıların kanıksanmış olması. Taraftar “Engelsiz Aslanlar nasılsa şampiyon olur.” algısıyla yaklaştı olaya.En güçlü takım bizde, çıkar alırız… Halbuki arka tarafta yaşanan sorunlar, yapılan antrenmanlar, çekilen çileler hep gizli kalıyor. Bu da başarıların kolay kazanıldığı algısı yaratıp, kanıksanmasına ve olağan karşılanmasına neden oluyor.Senelerdir futbolda kazanılan UEFA Kupası’nın ne denli zor ortamda, ödeme zorlukları altında kazanıldığından bahsedilir. (En azından ben öyle hatırlıyorum.) Erkek basketbol takımında ödeme problemi olduğunda Kerem Gönlüm kulübe ihtar gönderir, antrenmana çıkmama tehditleri gelir ve basın kullanılır. (Tabi hiçbir sonuç, kulübün yarattığı ödeme problemi nedenini geçersiz kılmaz.) Yani, görece popüler branşlarda yaşanılan sorunlar bir şekilde gün yüzüne çıkarılırken, kulübüne bağlı ve etik duruşlarını hiçbir zaman bozmayan ve kendilerini hukukun çizmiş olduğu sınırlar içerisinde tutan, bunu da hiçbir zaman basın yoluyla fırtına kopararak yaymayan bir grup kol kırılır yen içinde kalır felsefesiyle yaşadığı zorlukları hep içinde tutar. Bu zorlukların, sıkıntıların ve yoğun programın farkında olmayan insanlar ise başarıyı kanıksar ve ilgi otomatik olarak azalır. Kısaca, istenilen farkındalığı yaratamamış olursunuz. Sorunları değil, başarıları ön planda tutmak bu noktada önemlidir ama yukarıda yazdığım Galatasaray’a ait medya organlarının yetersizliği buna engel oluyor.

Son olarak bazı kesimlerin kulübün, branşın ve engelli bireylerin ön planda olmasında duydukları rahatsızlık var. Neden? Çünkü Engelsiz Aslanlar hepsinin kurdukları düzene çomağın en büyüğünü sokuyor. 9 uluslar arası başarı ile hem kulübün hem de Türkiye sporunun en başarılı temsilcisi olmak size Galatasaray’da avantaj değil, dezavantaj sağlıyor çünkü çalışma sisteminiz bazılarının alışılageldik sistemi ile örtüşmüyor. Ahbap çavuş ilişkisine değil, etiğe, ahlaka, Galatasaray kültürüne, çok çalışmaya ve her zaman daha iyisi olmak için mücadeleye dayanıyor.Aynı durum federasyon seviyesinde de geçerli. Galatasaray maaş skalasını yüksek tutar, engelli bireylerin kendilerine yetebilmelerini ve iyi koşulda olmalarını sağlar. Bir çoğu ise engellilerin kendilerine bağımlı olmalarını, paraların kendi ceplerine inmesini ister. Amaçları ne sporu geliştirmek, ne de engelli bireylerin toplum içinde yer edinmesini sağlamak. Sporcusunun üniversite bursunu kesmekten tutun da, iş tehdidine; kadın sporculara tacizden tutun da, yolsuzluklara kadar her şey var ne yazık ki. Kötüsü, bu düzenlerinin bozulmasını da istemiyorlar. R. Sedat İncesu ise bu bireylerin daha iyi konumda olması için gerekirse kendi kariyerini tehlikeye atar, sporcularına etiğin, ahlakın, doğruluğun ve çok çalışmanın önemini anlatır. Düzenlerine terstir.

Peki şimdi ne olacak? Bildiğiniz gibi Engelsiz Aslanlar kurulduğu günden bu yana ilk defa yerel ligde şampiyon olamadı. Bir devrin sonu aslında. Engelsiz Aslanlar için ilk etap bitmiş oldu. İkinci etapta yaratılan farkındalığın rüzgarı ile çok daha güçlü bir yapı kurmak amaçlanmakla birlikte, yukarıda saydığım nedenlerle farkındalık problemi ile karşı karşıyayız.Bu da işleri tahmin edilenden daha zor kılacak.

Aslında içimdekileri dökmek üzere başlamıştım, dertleşmek istiyordum kendimce… Hatta bu yazı saf taraftarlığa dönüşümün başlangıcı olsun istemiştim. Yeniden uzaktan takip ettiğim günlere dönmek için bir adım olacaktı. Bir veda belki de… 2009 senesinde bu blogu kurarken amacım gayet naifti. Farkındalık problemi o dönem dikkatimi çekmiş, düşünün yedi koca sene geçti üzerinden, ve branşı daha görünür, daha bilinir hale getirmek istemiştim. (Sedat Hoca ile tanışmamız da benzer döneme denk gelir.) Sonra her geçen gün biraz daha ailenin içinde buldum kendimi. Zorlukları gördüm, şahit oldum. Bire bir… Farkındalık problemi oradaydı. Bloga yeniden yazayım istedim, tek başına altından kalkamadım sanırım. Gündelik hayat, yaşam kavgası bu işi amatörce yapmayı bir şekilde engelliyor. Maç içerisinde istatistik tuttum bir dönem. Hem blogda yazarım, hem de sezon verileri özellikle Avrupa mücadeleleri öncesinde işe yarar diye düşündüm. Yine belli noktada bırakmak durumunda kaldım. Farkındalık problemi hala oradaydı. Arada haberler verdim, isyan ettim… Haksızlıklara karşı, zorluklara karşı sesleri olmaya çalıştım. Kısmi olarak başarılı oldum ama tüm tepkiler günlük olarak orada kaldık. Farkındalık problemi hala oradaydı. Sponsorluk için, ödeme güçlükleri yaşanan dönemlerde ödemelerin yapılması için kaç kişiye, kaç şirkete gittim bilmiyorum. Galatasaraylılıkları ile sosyal medyada övünen insanlar dönüp cevap bile vermeye yüksündüler. Nasıl moral bozucu bilemezsiniz. Halbuki “Ne yazık ki olumlu dönemiyoruz.” deseler, “Eyvallah.” deyip gidecektim. Düşünün, farkındalık problemi hala orada.

Popülarite her şey dostlar. Eğer yapacağınız katkının sonunda takdir göremeyeceğinizi ya da ön plana çıkamayacağınızı biliyorsanız, o işi genelde yapmıyorsunuz. Ben de kendimi sorgular oldum. Tüm saflığımla uğruna mücadele ettiğim şeylerden ne kazandığımı düşündüm. Ön plana çıktım, aracı oldum, geri plana atıldım ama hep devam ettim çünkü tek amacım bu branşın, Engelsiz Aslanlar’ın iyi durumda olması ve istenilen farkındalık seviyesine Türkiye halkını ulaştırması.Çok daha iyi projelerle çok daha fazla sayıda engelli bireyin hayatına dokunmalarını sağlayabilmek. Önemli olan bu davadır benim için. Ancak farkındalık problemi hala orada.

2009 yılında hiçbir şey bilmeden safça başladığım bu yolculuğu nereye kadar taşırım bilmiyorum. Bazen uzaktan sevmek daha mı iyi diye düşünmüyor değilim. Evet, veda yazısı olabilirdi bu ama şimdilik nokta koymuyorum. Farkındalık problemlerini, zorlukları düşündükçe yarı yolda bırakmak da istemiyorum ama öte yandan boşa kürek çekiyormuşum gibi geliyor. O yüzden bir virgül ile bu hikayeyi durduruyorum kendi adıma. Düşüneceğim.

7 yıl boyunca bir şekilde burayı okuduysanız, bir şeyler katabildiysem sizlere benden mutlusu yok.

Lütfen unutmayın, farkındalık problemi orada.

#EngelsizAslanlar! #GalatasarayınGerçekRuhu!

Engelsiz Aslanlar’ı Bitiremezsiniz!

EngelsizAslanlar

Uzun süredir bloga yazma imkanım olmadı. Eskisi kadar ilgilenemiyor olmak, hatta bu sezon maçlara gidemiyor olmak ziyadesiyle rahatsız ediyor. Bazen motivasyonu yeniden sağlamak, eskisinden daha sıkı sahip olduğun değerlere sarılmak için düşmanlarının sana saldırması gerekir. Sağ olsunlar, boş durmadıkları için bana bu imkanı verdiler.

Kimlerden bahsettiğim aşikar. Zamanında zimmetine para geçirmekten, Sedat İncesu’ya hakaret ettiği için aldığı cezalarla ve engelli bir kişiye taciz etmek ile ön plana çıkan Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu’nun mevcut Genel Sekreteri ile oyuncularını işten kovdurma tehditleriyle istediğini yaptırmaya çalışan, yüze gülüp arkadan iş çevirmeye çalışan ve an itibariyle Tekerlekli Sandalye Basketbol A Milli Takım antrenörü Harman Yazıcıoğlu’nu içinde barındıran bir güruh Engelsiz Aslanlar’ın varlığından bile rahatsız oluyorlar.

Geçtiğimiz sezon başından bu yana yaşadığı sıkıntılara rağmen ligde 9. kez şampiyon olan takımımızın, 6 erkek 2 kadın oyuncusuyla başladığı sezonda oynadığı basketbol ile dosta düşmana nasıl korku saldığı belli oluyor. Yaşadığı kötü olaylar neticesinde ellerini ovuşturan yukarıda bahsi geçen güruh, Galatasaray’ın küllerinden doğmasını kabullenememekte, sindirememekte ve ne yapacaklarını bilememektedirler.

Ne mi yapıyorlar? Bahsedelim.

Gençlik ve Spor Bakanlığı, her branşta ülkeyi ileri götürecek özel sporcuları belirleyip, 2016 ve 2020 Olimpiyatları için devşirmek istedi. Sporcularımızdan Mateusz Filipski ve Piotr Luszynski de bu kategorideki sporcular arasında yer aldılar ve Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın önerisi, Cumhurbaşkanı’nın onayı sonucunda Resmi Gazete’de yayınlanan yazı ile Türk vatandaşı olup, Mete Sarı ve Mehmet Türk isimlerini aldılar. 2014 senesinde Milli takımlarında oynamayan sporcularımız, 2015’tek Avrupa Şampiyonası’nda Türkiye adına yarışma hakkı kazandılar fakat branşa altın çağını yaşatan Sedat İncesu’nun mirasına adeta çöken Harman Yazıcıoğlu tarafından kadroya alınmadılar ve tekrardan Polonya adına Avrupa Şampiyonası’nda mücadele ettiler.

Hala Türk pasaportuna sahip bu iki oyuncu, yönetmelikler gereği Türk oyuncu statüsünde, Türk oyuncu lisansıyla oynamaktalar. Buna engel herhangi bir durum yok. Spor Bakanlığı lisansı verdi, oyuncular oynadı. Bu güruh daha önce bu konuyu biraz dillendirmeye çalıştı ancak yeterli desteği bulamadı. Galatasaray Süper Lig’e harika bir başlangıç yapıp, rakiplerini teker teker geçmeye başlayınca gözü korkan Harman Yazıcıoğlu ve sözü geçen güruh, bu sefer Engelsiz Aslanlar’ı tamamen bitirmek için kulis çalışmalarına başladılar, her zamanki gibi.

Geçen sezon oyuncularımızı arayıp, ayartmaya çalıştıkları gibi, bu sefer de oynadığımız kulüpleri gezerek maçlara itiraz etmelerini rica etmiş. Tabi bazı kulüplerimizden umduğu yanıtı ve desteği bulamadığını ekleyelim ancak bu güruh rahat durmayacak ve bu mevzuyu federasyon bazında cezai yaptırım uygulatana kadar kulis çalışmalarına devam edecek.

Sayın Spor Bakanı ve Gençlik ve Spor Genel Müdürü,

Zimmetine para geçiren, engelli sporcuyu taciz eden Genel Sekreterinizi görünüz. Yönetmeliklere uygun davranılmasına rağmen açık arayıp Tekerlekli Sandalye Basketbol branşını başka bir seviyeye çeken, profesyonelleştirmeye çalışan Sedat İncesu’yu ve Galatasaray Spor Kulübü’nü ayak oyunlarıyla bitirmeye çalışan A Milli Takım antrenörünü görünüz.

Ey Galatasaraylı!

Sana sayısız başarıyı yaşatan, armanın haklı gurur Engelsiz Aslanlar’ı yalnız bırakma! Bu güzel grubu dağıtmak isteyen insanlara inat, dik duruşumuzla onlara sahip çık!

#EngelsizAslanlar – TRANSFER |Cem Gezinci Galatasaray’da!

Galatasaray Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı, Engelsiz Aslanlar, yeni sezonda kadrosunu daha da güçlendirmek adına ilk adımını attı. Türk Milli Takımı’nın ve BJK RMK Marine’in önemli oyuncularından 1985 doğumlu pivot Cem Gezinci bundan sonra Galatasaray forması giyecek.

13 yaşında Beşiktaş alt yapısında basketbola başlayan Cem Gezinci, yaşadığı ağır sakatlıkların ardından antrenörümüz Sedat İncesu’nun da yardımları ile tekerlekli sandalye basketboluna başladı ve 2007 senesinden bu yana Demir Pençeler’in kadrosunda yer almaktaydı. Beşiktaş’ta Andre Vergauwen ve Willi Brinkmann kupalarını kazanan Cem, Engelsiz Aslanlar’ımızın dominasyonuna gelen dönemde henüz lig şampiyonluğu ile tanışamadı. 2011 senesinde İstanbul’da düzenlenen Andre Vergauwen Kupası’nda göstermiş olduğu başarı onu turnuvanın en iyi oyuncusu (MVP) seçtirdi. 2011 yılında Milli Takımımız Avrupa 5.si olarak Paralimpik Oyunları’na katılmaya hak kazanırken Cem de bu başarıya katkı sağlayan oyunculardan biri olarak dikkat çekti. Geçen sene Paralimpik Oyunları’nda 7. olan takımımızda ve bu sene Avrupa ikincisi olan oyuncu grubunda da önemli roller üstlendi.

2 metre boyunda olan Cem Gezinci, üstün fiziği sayesinde pota altında önemli işler başarabilen bir oyuncu.

Ezeli rakipten yapılan böyle bir transfer elbette tartışmaları da birlikte getirdi. Peki Cem’in ayrılışını Galatasaray’ın teklif ettiği iddia edilen çok yüksek miktar mı tetikledi? Karşı taraftan gelen yorumlar bu yönde. Peki gerçekler neler?

Cem Gezinci 1998 senesinden bu yana Beşiktaş’a bir şekilde hizmet eden önemli bir sporcu. Özellikle son senelerde tekerlekli sandalye basketbol takımına yaptığı katkılar ortada. Bütün bu başarılara rağmen Beşiktaş’tan son üç sezondur zam almadan oynamakta. Sizce bir sporcunun en doğal beklentisi kazandığı başarının ardından kontratının iyileştirilmesi değil midir? Unutulmamalıdır ki Cem hayatını bu spordan kazanmaktadır ve göstermiş olduğu üstün başarı ücretinde iyileştirmeyi oldukça hak etmektedir. Peki Beşiktaş yönetimi bu yaz bu durum karşısında sözleşmesini yenilemeyen Cem’e ne yapmıştır? 1998 yılından beri gösterilen emeklerin karşılığı evine gönderilen haciz olmuştur. Bu durumla karşı karşıya kalan sporcumuzun iyi ve düzenli bir organizasyon olan Galatasaray ile sözleşme imzalamasından doğal ne vardır?

Lütfen Cem’in imzasını sadece parasal iyileşme ile sınırlandırmayalım. Cem’i Beşiktaş’tan ayırmaya iten nedenler de sorumlularının sıkıntısı olarak kalsın.

Yeni oyuncumuz Cem Gezinci’yi Galatasaray’ımızda üstün başarılar dilerim.

Murat Elsaleh Fotoğraf Yarışması Ödül Töreni Yapıldı

Bu yıl yedincisi yapılan Murat Elsaleh Fotoğraf Yarışması‘nda dereceye giren fotoğraflar bugün Yıldız Teknik Üniversitesi Oditoryumu’nda düzenlenen törenle ödüllendirildi. Törene Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı Baş Antrenörü Sedat İncesu ve çok sayıda davetli katıldı.

Tribünlerde “Foto Murat”; olarak tanınan, en büyük hobilerinden biri olan fotoğraf çekmeyi tribünlere taşıyan, Murat Elsaleh’in adını yaşatmayı amaçlayan yarışmanın ana teması, her sene olduğu gibi bu sene de Galatasaray ve Sarı Kırmızı’ydı.

Murat Elsaleh Fotoğraf Yarışması’nda birinciliği Mehmet Çetin, Volkan Bu Topa NE yapabilir fotoğrafıyla kazandı. Salim Tolan’ın, Meşaleleri Yakın Şampiyonluk Çok Yakın”; fotoğrafı ikinciliği elde etti. Yarışmanın üçüncülük ödülü ise “Fırtınalar Koparsa Kopsun, Sürüklesin Hepimizi..Her Koşulda Sevdik Seni.. isimli fotoğrafla Ahmet Akçakaya‘nın oldu. Alpaslan Dikmen Özel Ödülü’nü ise  Yasin  Topbaşlı  Bazen Bir El Havaya Kalkar ve Zaman Duruverir isimli çalışmasıyla kazandı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

Engelsiz Aslanlar’ın Almanya Yolculuğu Öncesi Görüşleri

Image
Galatasaray Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı’nın 8-9 Mart tarihleri arasında Almanya’nın Zwickau şehrinde oynayacağı Şampiyon Kulüpler Kupası Euroleague 1 elemeleri için bugün Almanya’ya gitti.
Atatürk Hava Limanı’nda açıklamalarda bulunan Galatasaray Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı Antrenörü Sedat İncesu, ”Maçlarla alakalı tüm hazırlıklarımızı tamamladık. Takımda herhangi bir problem bulunmuyor. Taraftarlarımızın büyük desteğiyle başarılı sonuçlar almak istiyoruz. Her branşta olduğu gibi bizim branşımızda da büyük rekabet var. Bu akşam kısmetse Almanya’da olacağız. Yarın antrenman yapmak istiyorduk ancak bu mümkün olmadı. Çalışmalarımızı yapacağımız teknik toplantıyla bitireceğiz. Biz geçen sene burada yapılan organizasyonda her takıma iki antrenman hakkı verdik ancak bize antreman hakkı verilmedi.” dedi.Takım kaptanı Özgür Gürbulak ise, ”Takım olarak müsabaklara çok iyi hazırlandık. İnşallah müsabakaları yenilmeden,bütün takımları yenip ülkemize dönmek istiyoruz. Grubumuzda 4 takım var ve tüm takımlar kuvvetliler. Bunu bilerek maçlara hazırlandık. Biz gücümüzü çok iyi biliyoruz. Bu yüzden biz değil onlar bizi düşünsün. Almanya’ya yenilmeden dönmek için gidiyoruz.” ifadelerini kullandı

Takımımızın bayan oyuncusu Seyran Orman Kurt ”Çok iyi hazırlandık. Turnuvaya ev sahibi takımla oynayacağımız maçla başlıyoruz. Nasıl başlarsak, turnuva öyle gider diye düşünüyorum.Turnuvanın ilk maçını iyi bir takıma karşı oynayacağız. Tüm maçlarımızı kazanıp, Türkiye’ye bu şekilde dönmek istiyoruz.” şeklinde konuştu.

Sofyane Mehiaoui ise ”Oynayacağımız takımlar çok kuvvetliler. Biz çok iyi hazırlandık. Uzun süredir bu turnuvanın hazırlıklarını yapıyoruz. Hocamız bize çok güveniyor. Biz takım olarak oyunumuzla pek çok şeyi başaracak güçteyiz. Hep beraber bunun inancı içindeyiz. Maçları kazanıp ülkeye dönmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Takımımızın masörü Barış Güven yapmış olduğu açıklamada ”Ön eleme maçlarına gidiyoruz. İnşallah gruplara kalıp ülkemizi en iyi şekilde temasil edeceğiz. Takımda sağlık açısından hiçbir sakatlık yok. Başarılı sonuçlarla Türkiye’ye döneceğiz.” dedi.

Son olarak takımımızın teknisyeni Akın Göl ise ”Sezon başladığından beri hedefimiz Şampiyonlar Ligi şampiyonluğudur. Çokiyi hazırlandık. takımda eksik yok . Orada antrenman yapmak istiyorduk fakat bu mümkün olmadı. En iyi sonuçlarla Türkiye’ye döneceğiz.” ifadelerini kullandı.

Röportaj: Salim TOLAN

Engelsiz Aslanlar Euroleague 1 Elemeleri için Almanya’ya Gidiyor

Galatasaray Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı, Şampiyonlar Kupası Elemeleri (Euroleague 1) için Almanya’nın Zwickau kentine gitmek üzere bugün yola çıkıyor. 8-9 Mart tarihlerinde oynanacak karşılaşmalarda ev sahibi Zwickau, İtalyan Anmic Sassari ve GSD Porto Torres, Fransa’nın CS Meaux takımları rakibimiz olacak.

Elemelerin statüsü şu şekilde: Tek devreli lig usulüne göre oynanacak karşılaşmalar sonunda grubu ilk iki sırada bitirecek takım 2-5 Mayıs 2013 tarihlerinde İspanya’nın Valladolid şehrinde düzenlenecek Şampiyonlar Kupası Finalleri’ne katılmaya hak kazanacak. Üçüncü sırada yer alacak takım Guilianova, İtalya’da düzenlenecek Andre Vergauwen Kupası Finaller’ine giderken, dördüncü olan takım ise Willi Brinkmann Kupası Finalleri için Las Palmas’a gitme şansı yakalayacak. Grubu sonuncu tamamlayacak takım ise Avrupa macerasına nokta koyacak.

Galatasaray daha önce iki kez Euroleague 1 elemelerinde mücadele etti. (2007-08 ve 2010-11 sezonları) Her iki elemeden de yenilgisiz grup lideri olarak çıkan takımımız, yolun sonunda Şampiyonlar Kupası şampiyonluğuna ulaşmayı başardı.

Biraz rakiplerimizi tanıyalım.

Ev sahibi Zwickau kadromuzda bulunan Filipski’nin ve Luszynski’nin eski takımı. Maddi problemlerle boğuşulan senelerin ardından bu sene kadrosunu özellikle İngiliz oyuncularla güçlendirdiler. Büyük Britanya ulusal takımı oyuncuları olan Choudry, Sealy ve Orogbemi ile güçlendirirken, mevcut kadrolarını koruduklarını belirtmek gerekir. Taraftarının desteğini de ardına alacaklarını düşünecek olursak gruptaki en zorlu rakibimiz olduklarını söylemeye lüzum yok. Pohlmann, Oehme, Balcerowksi ve Doody gibi isimleri de kadrosunda bulunduran Rollis Zwickau’nun antrenörlüğünü sezon ortasından bu yana geçen sene takımımızda yardımcı antrenör olarak çalışan Cilifford Fisher yapmakta. Rollis Zwickau uzun süren Lahn Dill dominasyonunun ardından ilk kez bu sene normal sezonu lider olarak tamamladı.

Bir diğer rakibimiz, Anmic Sassari. İtalyan ekibi, Elecom Sport Roma takımının dağılmasının ardından Avustralyalı yıldız oyuncu Brad Ness’i kadrosuna katarak dikkatleri çekti. Geçen sene İtalya liginde gösterdikleri performansın ardından bu sene ligde hayal kırıklığı yarattıklarını söylemek gerekir. Yine de İtalyan temsilcisi Zwickau’dan sonra bizi zorlayacak ikinci ekip olarak dikkatleri çekiyor. Brad Ness’in etrafında dönen bu takımın göstereceği performansı merakla bekliyor olacağım.

Grubumuzdaki ikinci İtalyan temsilcisi GSD Porto Torres, ligde Sassari’ye göre daha iyi bir performans göstermekte. Anmic Sassari’ye ilk maçta deplasmanda üç sayı farkla kaybetmesine rağmen, kendi evinde 14 sayı farkla galip geldiler. Çekişmeli geçen İtalya Ligi’nde 7 galibiyet ile dördüncü sırada yer aldılar. Bu durumlarına rağmen elemelerde Sassari’ye oranla daha kötü bir performans sergilemelerini bekleyebiliriz.

Grubumuzun son takımı ise CS Meaux. Zayıf halka olarak görülebilecek takım, uzun süre İtalya’da forma giyen Audrey Cayol’u kadrosuna katarak dikkat çekse de diğer ekiplere göre zayıf olduklarını düşünüyorum. Yine de basketbolun sürprizlerini değerlendirmek gerekirse Sassari ve Porto Torres’in dikkatli olması gerekebilir. Zwickau ve Engelsiz Aslanlar için bir tehlike arz etmemekteler. Fransa Ligi’nde son iç sezonun şampiyonu ve normal sezonun lideri konumundalar.

Genel bir değerlendirme yapmak gerekirse, Zwickau ve Engelsiz Aslanlar grubu ilk iki sırada tamamlayacaklar. Bu iki takımın ilk gün oynayacağı karşılaşma grup liderini belirleyecektir. Her şeye rağmen Zwickau’ya oranla çok daha güçlü bir kadromuzun olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla standart performansımızı sergileyebilirsek grubu lider bitirebiliriz. Her şeye rağmen basketbolda konsantrasyon eksikliğine yer yok. En ufak problem bizi finallerden edebilir. Grupta Sassari, Porto Torres ve Meaux üçlüsünün sıralamasını kestirebilmek pek kolay değil. Meaux zayıf halka gibi gözükse de basketbol sürprizlerle dolu.

Maç programı şu şekilde:

8 Mart 2013

  • 12.15 – Rollis Zwickau – Galatasaray
  • 14.30 – Anmic Sassari – Porto Torres
  • 16.45 – Galatasaray – Meaux
  • 19.00 – Anmic Sassari – Rollis Zwickau
  • 21.15 – Meaux – Porto Torres

9 Mart 2013

  • 10.00 – Galatasaray – Anmic Sassari
  • 12.15 – Porto Torres – Rollis Zwickau
  • 14.30 – Meaux – Anmic Sassari
  • 16.45 – Galatasaray – Porto Torres
  • 19.00 – Zwickau – Meaux

Fikstüre bakıldığında, Zwickau’yu mağlup etmemiz yolu yarılamak anlamına geliyor. Peşine alınacak Meaux galibiyetiyle Cumartesi gününe çok daha rahat çıkıp, grubu yenilgisiz bitirmemiz beklenebilir.

Başarılar Engelsiz Aslanlar!

DUYURU | Yarıda Kalan Beşiktaş RMK Marine Maçı Hakkında

9 Aralık 2012 günü çıkan olaylar sebebiyle yarıda kalan Galatasaray – Beşiktaş RMK Marine maçı 16 Ocak 2013 Çarşamba günü saat 17.00’da Ahmet Cömert Spor Salonu’nda kaldığı yerden oynanacak. Takımlar maça o günkü kadrolarını hiç değiştirmeden çıkacaklar.

Müsabakaya yalnız kadın ve çocuk taraftarlar alınacak.

Hatırlanacağı üzere maç 2. çeyreğin bitimine 6 dakika civarında bir süre kala Galatasaray’ın 31-26’lık üstünlüğü ile devam ederken yarıda kalmıştı.